Karanlık Güncesi

Göremiyorum, bu güne kadar hangi kafeslere mahkum oldunuz;
Bilemiyorum, sonbaharın suskun sokaklarında uçuşan, o solmuş yaprak tanelerinden
birisi olmak kadar umutsuz muydu ruhunuz; belki de mavinin sadece gök yüzünde olmadığını unuttunuz.
Mümkün müydü karanlık bir labirente düşmek, güçlüyken bu kadar ruhunuz;
Gözlerinize vuran ışığın kalbini görememek miydi en büyük korkunuz;
Siz ki, artık aydınlığa bir liman olmuşsunuz.
Başkalarının göremediklerini gören biriyken zatınız; sizi karanlığa itenleri nasıl dost sandınız?
Belki de en büyük yanılgınız; yalnız olduğunuzu sanmanız.

Her karanlıkta bir parça aydınlık, ve her aydınlıkta bir parça karanlık vardıysa eğer;
Karanlık zindanlara hapsolmaya, benliğiniz nasıl boyun eğer?
Yapmayın diyemem size, zatımın bu güne kadar fazlasıyla yaptığını;
Lakin karanlığa kapılmak sizi bu kadar hüsrana uğratmamalı.
Çünkü sanmam size zor gelir, karanlıktaki ışığı hissedebilmek;
Bilmelisiniz ki kalbinizdeki ışık, zaten karanlığı aydınlığa çevirecek.

Ardında kalanları unutmayı seçer mi bilinmez, insan;
Var mıdır insana umudun değerini daha iyi anlatan, karanlığa esir olmaktan başka,
Karanlığa esir olanlara umudu fısıldamak; en huzur verici duygudan bile bir başka.
Lakin bendeniz başaramıyorum size umudu fısıldamayı;
Bana umudu fısıldayana, nasıl anlatabilirim karanlıktaki aydınlığı?
Çünkü anlatılmaz ışığın kaynağına, ışık.
Belki de sizin yokluğunuz yüzünden, karanlıkta her şey karışık.

Basit gelir mi insana, benliğini yeniden bulabilme düşüncesi;
Belki de bu yolda ilerlerken, karanlık adımlarla doludur güncesi.
O kuytu kuyulara düşerken gözlerden akan yaş; duyguların en incesi.
Lakin bu hüzün, gösterir bütün gerçekleri;
Kim uzatmışsa o narin ellerinize sessizce, kendi ellerini,
Ve sonrasında bırakmışsa aniden karanlıkla baş başa, sizi;
İnanmayın hiç bir zaman, karanlığın sizi yutabileceğini;
Çünkü karanlık, onlardan çok daha merhametli.
Oysaki düşmeye başlasanız, en karanlık kuyulardan birine usulca;
Gökyüzü engel olur düşmenize o an, yer gök susunca.

Okyanusları size hayran bırakan maviliğiniz karşısında duramaz, hiç bir karanlığın elçisi;
Yıkılmaya yüz tutmuş uygarlıklarda bile yoktu, sizdeki bu ruhun kendisi.
Korkmayın, yıpranışa uğratamaz asla sizi güneşin gölgesi.
Çünkü zatınız, sonu gelmeyen bir umudun perisi.

...


                                      

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

baslıbasına bir derin kuytu

Ikı Yaka Arasında

Nerelerdeydiniz?