Isık Oyunları
... Kum tepesinin zirvesine çıkmışken bu devasa dağ serpintilerini es geçmek olmazdı.Dağların her birinin, birer sembole den gelen bir kronolojisi olduğu gerçeği içimi ürpertiyor doğrusu. Vadinin ucuna uzanan patikayı kullanarak, serpintilerle yüz yüze gelip, onları araştırmayı isterdim. Ki bunu yapmıyorum.Yapamıyorum. Belki de yapmak istemiyorum. Böyle muhteşem ışık oyunlarının gökyüzünü aydınlattığı bir kum tepesinin zirvesi, seni zirveye kuş tüyü gibi hafif bir şekilde bırakan kanatlı birinin oluşu kadar karmaşıklığın ortasında kalırken insan, pek de isteklerine ya da meraklarına zaman ayırmayı tercih etmiyor. Tercih etmek daha da güzel olabilirdi belki de.Her medeniyetin, her canlının, her ışığın, her kar tanesinin bile bir hikayesi olduğu gerçeğini tatmak, gayet tatmin edici ve merak uyandırıcı bir olgu olabilirdi; Kimileri için. Tabi ki olmayabilirdi de. Zirvenin uç kısmana doğru ilerledikçe, artarken heyecan; bu heyecanı, görülmeye değer olan her bir parıltının verd...