Kar Küresi
... Bulutsuz ve açık bir gecede, parlak gökyüzüne karşı uzanmışken, gözlerinin önünden minik kıvılcımların uçuşmasını sağlayan bir kamp ateşinin yanında uyuya kalsan ne hissedersin? Ya da o minik kıvılcımların her biri birer yıldıza dönüşse ve gök yüzüne süzülse; Gülümser miydin? Belki de çoktan uykuya dalmıştın. Peki kanatların üşümesin diye rüzgarı ısıtan gelseydi karşına, onu tanır mıydın? Yıpranmış kanatlarının gölgesine alıp onu kucaklar mıydın? Ya da bir umut perisi olmayı arzular mıydın? Derken sesimle uyandın. Aslında uzun süredir oradaydım. Ben ilerlerken zaman basamaklarında, sende ilerledin. Birimiz durup ardına bakmadıkça sürüp gidecek olan bir döngünün minik parçalarıydık sadece. Belki de hep parçası kalacaktık. Yetmedi buna gücüm, yetmedi buna gücün. Ama sen hep umut doluydun. Yalnızca onu açığa çıkartacak kıvılcımdan yoksundun. Demek istedim daha önce: "Ben burdayım." Ama ben ne o sana gerekli kıvılcımdım, ne de yıpranmış kanatlarını sarac...