Kayıtlar

Ağustos, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gokyuzu Kutuphanesı

"Ne?...Sen ciddi misin?" derken bir an irkildi Lucas, Margeret'a çevirerek yüzünü.Margeret ise, kalktığı köşeye geri döndü, yeniden oturduktan sonra cevapladı: "Elbette.Şey..baştan söylemeliyim; sonuç olarak onu bulamayabilirim, ama en azından bulmana yardım edebilirim.Yani, denerim." "Peki nasıl? Neyle?...Bunca zamandır bu konuda yapabildiğim tek şey saçtığı parıltıları takip etmek, ama kanatları olan birini takip etmek kolay değil tahmin edebileceğin gibi." "Belki bana inanmayabilirsin, belki de gerçekten bir efsanedir, bilemiyorum; kızım bu tür esrarengizliklere bayılır, sanırım bu yüzden onu, beyaz kanatlının bu kasabadan geçtiği günden sonra sık sık kütüphanede bulmaya başladım.Burası küçük bir kasaba olabilir ama Gökyüzü kütüphanesi bu kasabada.Aslını istersen kütüphanenin neden ve nasıl oluştuğu bile esrarengiz.Her neyse." Biraz soluklandıktan sonra devam etti Margeret. "O günden sonra kızım, sanki kütüphanede tüm hayatını okuya...

Mesale

Hava kararmaya başlayıp, ay yüzünü sakladığı perdeyi açmaya yeltenince; adam ne yapacağı konusunda pek fikrinin olmadığını da yavaş yavaş anlamıştı.Tedirgin bir şekilde, titreyen sesiyle sordu minik kıza; ama bu titreme soğuktandı. "Gitmeden sana bir şey sormalıyım.Bu kulübe...şey... acaba bir sahibi var mı?" "Sence bir sahibi olsa böyle yıkık dökük kalır mıydı Mr.Robinson?" "Mr.Robinson da ne demek?Adım Robinson değil ki." "Olması da gerekmiyor zaten.Sonuçta bu da bir takma isim bay ukala." "Annen de senin kadar cadı mı bilmek isterdim doğrusu." "Cadı olmak için bir süpürgeye binip uçabilmek gerekiyorsa; ki bence gerekli, yani o bir cadı değil." "Senin aksine..." derken adam; karşılarında birisi belirdi, sıradan bir yürüyüşle onlara yaklaştı. "Bak işte beklediğin geliyor.O benim annem, ona nazik davran; sonra külahları değişmeyelim." diyerek hafif tehtidkar bir ses tonuyla fısıldadı adamın...