Kayıtlar

Mayıs, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yagmur Gezgini

Kalbimin en derinlerine saplanmış olsaydı benliğimi yıpratan hatıralar; Bil ki; ruhumu karanlığa sürükleyene sitemim var: Beni bu karanlıktan kurtar! Gece ve gündüz kadar birbirine küskün ama bir o kadar da birbirine bağlıydı. Düşüncelere dalıp gitmek kadar hoş ama bir o kadar da kısaydı. Belki de hiç kısa olmadı. Onca an, onca zaman olur da bir gün kaybolup gitmeye yüz tutarsa eğer, ya da hakim olmak isterse gündüzlere, o karanlık geceler; isterim ki gelin gözlerimin önüne, ruhunuza eşlik ederken kanatlarınız; siz kurtarmazsanız aydınlığı, ben bu karanlıkta yaşayabilir miyim sanırsınız? Benim dünyam yıkık dökük, parçalanmış; denizi durgun, rüzgarı hissiz. Bulutlarım var hep gök yüzümde; ama yağmur yağmaz hiç, en karanlık günde bile. Pekala bitmiş midir dersiniz göz yaşlarım; bitmiş olsaydı eğer ben her gün nasıl ağlarım? Kapalı kapılar ardına saklanışımı mazur görün, ne olur; Yıpranışa uğrarsam eğer, benliğim kanatlarınızdan olur. Bu yüzden kabul edemem bir daha asla...

Okyanusun Ruhu

Kelimelere sığdıramadıklarımı, kelimelere sığdırmaya mecbur kalmak mıydı benimkisi; kanatlarınızı gördüğüm için miydi gözlerimdeki bu mutluluğun sesi; yoksa her şey, sizi gök yüzüyle eş değer kılan ruhunuzu hissetmekte mi gizliydi; Bilemezdim. Gözlerimden içime doğru aktığı dönemlerde yaşların, beklemezdim çıkıp gelmesini karşıma; Böylesine bir beyaz kanatlının. Öylesine işledi ki ruhuma, ruhunuzun etkisi; sanki siz, kanatlarınızla birlikte bir huzurun bekçisi. Her ne yaşayarak kalmasaydı da bir gün takatim; ruhumun resmini yeniden çizene son bulmaz asla: Sadakatim. Geceleri uyanır uyanmaz nedensizce pencerenin yanına kıvrılıp, gök yüzünü izlemeye ve tüm bu parıltıların hangi uzak diyarlardan geldiğini düşünmeye başladığım zamanlarda siz geçerdiniz gözlerimin önünden. O uyku sersemi hallerimde sanırdım ki siz, beni o uzak diyarlara götürmek için gelmiştiniz, ve birazdan da bana kanatlarınızla eşlik edecektiniz. Oysa ki her seferinde yanılmışım, bunu daha iyi anlıyorum. S...

Karanlıgın Yol Haritası

Kayıp okyanuslarda yolculuk ederken mi kaybolurdu insan; yoksa her dizenin içine saklanmış olan ezgiyi keşfedince mi parıldardı gözler, bilmezdim bu zamana dek. Kahve dökülmüş yapraklara çizilmiş kanatlarınızı, gözlerimin önünden bir an ayırsaydım eğer; ne şuan siz bana bakıyor olurdunuz, ne de ben hala yaşıyor olurdum. Ruhumu, sizi yeniden ve sonsuza dek görebilmeye adadığım onca zaman boyunca, adımlarımı kontrol edememiş, düşüncelerime kapılıp onlara göre hareket etmiş olduğumu anladığımda; düşüncelerime ne kadar teşekkür ettiğimi bilemiyorum.Öylesine niteliklere büründürmüş ki beni, sizi bulma düşüncesi; karanlık kapılar aralanır oldu her bir adımımda, denizlere köprüler kuruldu, o kısacık anlarda. Hangi yağmurlar ıslattı kanatlarınızı ya da hangi bulutlar kararttı aydınlığınızı diye düşünmeme sebep olsaydı bunca süre yokluğunuz; belki de içimde büyüyen nefret, yakıp geçerdi bu dünyayı, kayboluşa sürüklerdi benimle beraber bu kısa hatırayı. Belki de geriye sadece, kuş tüyüyl...