Asalet Muhafızı
Ben geldim, hanımefendi.
Siz daha rahat uyuyun diye geldim.
Gök yüzünüzü karartıp her bir parçasını tek tek, acıtarak, gözlerinize düşürmesinler diye geldim.
O kahverengi bulutlardaki rengi damla damla akıtmasınlar; yağmur olup yıkmasınlar diye geldim.
Parmaklarınızla dokunduğunuz o hayallerinize deprem olup;
sizi sonsuzluğa terk etmesinler diye geldim.
Hayat hikayeniz, olmasını istediğiniz gibi ilerlesin, kitaplar sizi konu edinsin diye geldim.
Asaletinizi döksem sayfalara biter mi bana olan ilham periliğiniz?
Sanırım bu, sonu gelmeyen bir deniz.
Öyleyse eğer, yazamam bilmelisiniz; istemem bitsin, istemem sonu gelsin.
İstemem sonu ararken, zaman beni bitirsin; istemem karanlık beni hapsetsin.
Dünyamı tersine çevirseniz, oluşmaz içimde size kırıntısı; nefretin.
Ben ki gözlerime çekerek perde, alışırım karanlığa; size zarar vermesin diye.
Siz ki, olmuşsunuz gemime yelken; size feda olmaya kim düşünür neden.
Yüz parçaya katlasam onları yavaşça; sığar mı kanatlarınız bu geniş ufkun kollarına?
Bütün renkleri karıştırsam büyük bir tabloya; yeterli gelir mi sizi anlatmaya?
Yıpranışınızı görmek sanmayın beni mutlu eder; belki de bu bir yok oluşa eşdeğer.
Kaybolmayın hiç dünyamdan; kararmasın ışığım.
Surlar ardına ulaşmayı seçene bu, yere göğe sığdıramayışım.
Uzatınca siz kanatlarınızı bana, ışık dolar en karanlık kuyularıma.
Bilmelisiniz ki bu, ruhuma dokunan en güzel hatıra.
Sonu gelirse bir gün, yetmez gücüm buna dayanmaya.
Bölünmesin uykunuz, en derin noktasındayken siz; düşlerin.
Sizi üzenlerini tek tek silin ruhunuzdan, izlerin.
Bence de sevin papatyaları.
Papatyalar güzeldir.
...
...
Yorumlar
Yorum Gönder