sevdanın kıyısına demir atmak*


Gözyaşlarım, hasretliklerim ve sonu gelmeyecek sevdam ile huzurlarınızdayım.
Vakit gece, mevzu derin.

Vakit gece, ruhum ölü, gönlüm çökmüş, zatım her kuşluk vakti kendini beşinci kattan aşağı atmakta, kalbimin her parçası hasretliğim ile dolmuş, şuursuzca söylediğim kelamlar cağnımın içlerini kırmış, haliyle parmaklarım dahi kendi kelamıma küsmüş, bunu hisseden bendeniz ise soluğu yeniden balkonda almış, az kalsın atlayacakmışım, fakat atlayamamışım,

zira karşıdaki duvarda "Şahin ölüyor! 05.28 " yazmayacak.

Vakit gece, gözyaşlarım yastığımı ağırlaştırmış, sevdalandığım zat'a uçmayı umduğum balonlarım beni gökyüzüne çıkaramamış, soluk soluğa kalana kadar gözlerimden akan yaşlarımı doldurduğum kavanozu ipler ile pencereme bağlamaşım, her kuşluk vakti sevdalandığım zat'ın kuşlarını selamlamışım, göğüs kafesimi yarıp gönlümü avucumda sunmuşum o kuşlara ki alıp götürsünler sevdalandığım zat'a diye ummuşum, "Bak! " desinler diye düşünmüşüm, "Bu sevda hiç biter mi! " desinler diye öğütlemişim, derken sevdalandığım zat'ı gizli gizli görmeye çalıştığım vakitlerde başarısız olmuşum, soluğu yeniden balkonda almışım, az kalsın atlayacakmışım, fakat atlayamamışım,

zira karşıdaki duvarda "Şahin ölüyor! 05.28 " yazmayacak.

Vakit gece, cağnımın içlerinin hüzünlerine ortak olamadığım, onu yaşadığı hüzünlerden çekip çıkaramadığım için kahrolmuşum, her kuşluk vakti yüzümü yıkarken aynaya dalıp gitmişim, aynadaki ben "Sevdalını nasıl yarı yolda bıraktın? " diye sayıklar olmuş, cevap verememişim, demek ki ben, sevdalısını yarı yolda bırakacak kadar aciz bir zat imişim, derken soluğu yeniden balkonda almışım, az kalsın atlayacakmışım, fakat atlayamamışım,

zira karşıdaki duvarda "Şahin ölüyor! 05.28 " yazmayacak.

Vakit gece, o günün sabahında, yürür iken harikuladeli bir çicek bulmuşum, sahip olduğum en eski kitabın saman kağıtları arasında kurutmuşum, cağnımın içlerine bir zarfın içinde ulaşacağı güne kadar o çiçeği unutmuşum, meğer avuç içlerine konduramayacakmışım, gönlüme hüzün çökmüş, "O gün gelene kadar saklayayım." demişim, kürek kemiklerimin arasına saklamışım, derken soluğu yeniden balkonda almışım, az kalsın atlayacakmışım, fakat atlayamamışım,

zira karşıdaki duvarda "Şahin ölüyor! 05.28 " yazmayacak.

Vakit gece, o günün sabahında kol saatlerimizi değiş tokuş etmişiz, saatin kordonunda cağnımın içlerinin parfüm kokusu kalmış, tam iki hafta boyunca o saate tek damla su değmesin diye çabalamışım, yine de bileğimden çıkarmadığım için saatteki koku bileğim ile kaynaşmış, cağnımın içlerinin parfüm kokusu kaybolmuş, gönlüme hüzün çökmüş, derken soluğu yeniden balkonda almışım, az kalsın atlayacakmışım, fakat atlayamamışım,

zira karşıdaki duvarda "Şahin ölüyor! 05.28 " yazmayacak.

Vakit gece, cağnımın içleri ile olan fotoğraflarımızı bastırıp odamın tavanına asmışım, uyumadan önceki her dakikada cağnımın içleri ile yıldızları saymışım, uyku bastırınca da cağnımın içlerinin gözlerine bakar iken uyuyakalmışım, bendeniz uyur iken o saçlarımı okşamış, hissetmişim, kuşluk vaktine doğru ise avuç içlerinden öpmüşüm, derken bir anda sıçrayıp uykudan uyanmışım, soluğu yeniden balkonda almışım, az kalsın atlayacakmışım, fakat atlayamamışım,

zira karşıdaki duvarda "Şahin ölüyor! 05.28 " yazmayacak.

Vakit gece, uyanmışım, yastığımda bir avuç saç teli bulmuşum, saçlarım dökülmüş, halbuki kanser değilmişim, bir süre sonra o saç tellerimi, baş ucumda duran kahverengi kapaklı defterimin arasına saklamışım, bir öpücük kondurup ona sarılmışım, yeniden uykuya dönebilmek için yalvarmışım, ama uyuyamamışım, derken soluğu yeniden balkonda almışım, az kalsın atlayacakmışım, fakat atlayamamışım,

zira karşıdaki duvarda "Şahin ölüyor! 05.28 " yazmayacak.

Vakit gece, telefonumda cağnımın içlerinin konuşmaları çalmakta, ben ise bu huzurlu sesi dinler iken uyuyakalmışım, derken anneciğim kapıyı açıp odama girmiş, kapının sesi ile uyanmışım, "Bu konuşan kim? " diye sormuş, "Ömrüm " demişim, yutkunuşumun sesini mahalle duymuş, hıçkırışımın sesi ise göğü delmiş, soluğu yeniden balkonda almışım, az kalsın atlayacakmışım, fakat atlayamamışım,

zira karşıdaki duvarda "Şahin ölüyor! 05.28 " yazmayacak.

Vakit kuşluk vakti, saat 05.28, balkona çıkıyorum, yalnızca soluk almak için, ve biliyorum, bugün de az kalsın atlayacak gibi olacağım, fakat atlayamayacağım, zira ben sevdamı tutacağım, sevdam da beni tutacak, ömrümün sonuna dek

Vakit kuşluk vakti, aklımda birileri, yüzümde saf gülümseyişlerim, gönlümde hasretliklerim.

ben ki 'sevdamın kıyısına demir attım' ne rüzgarlar esse de kıramaz dallarımı

...
dipnot: "Şahin ölüyor! 05.28" 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

baslıbasına bir derin kuytu

Ikı Yaka Arasında

Nerelerdeydiniz?